Now Playing Tracks

Sevgili günlük hayat aslında her zman güzel ama insanoğlu bazen kendi kendine sorunlar üretiyor. Bence mutluluk insanların kaldıramayacağı kadar güzel. Bu yüzden tam mutlu oldum derken bir sorun çıkıyor diyorlar ama bana kalırsa sorunu asıl yaratan onlar. Çünkü mutluluğun hep var olacağına, sonsuz olacağına hiç inanmamışlar. Onlar inansalar bile süre gelen bir yanılgıdan bünyeleri buna izin vermiyor. Tam şimdi çok mutluyum derken hop hasta oluyorsun ve işte o zaman, belki de normal zamanda hiç sorun yapmayacağın ağrılar hayatı anlamsız kılıyor. Aşık olmak istiyorsun aşık olmaya çalışıyorsun kendini kandırıyorsun birini buluyorsun bunların hepsi mutlu geçen bir kaç gününü acı ile perçinlemek için ve insan kolay kolay kendisini seven birisini de sevmez zaten, önce acı çekmeli. Ama en kötüsü de her zmanki gibi farkındalığa rağmen elden bir şey gelmemesi. Bu durumdan nefret ediyorum sevgili günlük ama yine de hüzünüme engel olamıyorum. Bazen nedensiz yere mutsuz oluyorum ama niye ki ?! Why?!

yanlisanlamadaustumeyok:

”Mendil alır mısın abi?” dedi, kirli ama güzel yüzüyle.

”Yok” dedim, ”Sağ ol, sağ ol, benim var”

”Olsun sonra kullanırsın” dedi titrek sesiyle.

”Peki” dedim, ”Ver bir tane”

Uzattım parayı, sevindi. ”Mendil kalsın” dedim, gücendi.

”Olmaz öyle şey, ben dilenci değilim”

”Peki” dedim, ”Peki, kızma”

Aldım mendili elinden sordum: ”Adın ne senin?”

”Murat” dedi, ”Murat ama arkadaşlar ‘ince’, der zayıfım ya hani.”

”Annen, baban yok mu senin?”

”Bilmem, vardır herhalde. Hiç görmedim ki.”

”Peki nerede yaşıyorsun sen? ” dedim.

”Her yerde” dedi, hem de gülerek…

”Nasıl yani her yerde?”

”Öyle sınırlamıyorum kendimi sizler gibi” dedi ve patlattı kahkahayı.Haksız da sayılmazdı hani…

”Kimden alıyorsun sen bu mendilleri?”

”Sakallı mehmet amcadan”

”Kaçtan veriyor sana tanesini?”

”İkiyüzelli’;den”

”Peki sen ne kazanıyorsun mendil başına?”

”Ee!.. İkiyüzelliii”

”Ne yani hiç para almıyor mu Mehmet amcan senden?” diye sordum şaşkınlıkla.

Biraz kızgın baktı yüzüme: ”Siz hep böylesiniz zaten, karşılıksız iyilikten anlamazsınız.”

”Niye ki?” dedim, anlattı:

”Bir keresinde bir abla ağlıyordu, ‘Abla mendil alır mısın? diye sordum, ‘defol!…’ diye bağırdı bana. Oysa, oysa vallahi satmayacaktım ben ona, gözyaşlarını silsin diye vermiştim mendili. Anlamadı… Ama ben yine de gizlice koydum çantasına.”

”Peki” dedim, ”Ben bir yıllık mendil ihtiyacımı alsam senden, bir seferde, topluca yani olur mu?”

”Olmaz” dedi kafasını iki yana sallayarak.”Olmaz!…O zaman benim bütün günlerimi satın alırsın. Satılık olanlar sadece mendiller abi. Günlerimi bırak, bana kalsın…”

( Atalay Demirci / Çocukça Mendil )

Geceleyin denize yansıyan ay ışığını sevdiğimizde, aslında Güneş’i sevmiş oluyoruz biz, farkında olsak da olmasak da.

Gözümüz sadece Ay’ı gördüğü için ay ışığının aslında güneş ışığı olduğu aklımıza bile gelmiyor belki. Güneş bunu görünce belki biraz inciniyor, belki bize kırılıyor biraz, onun ışığını sevdiğimiz halde onu unuttuğumuz için.

Serdar Özkan / Ekim Yağmurları
To Tumblr, Love Pixel Union